17 Ekim 2011 Pazartesi

S*ktir et & Sil baştan

Son haftalarda tarihi kitaplara ara verip

okuduğum ve beğendiğim iki kitap..                                                 

S*ktir et

(John C parkin)
                                              
ve

Sil baştan

( Ken Grimwood)

                                                                    

Sil baştan

özellikle kurgusu ile zaman kavramını,
                                              
hatalarımızı sorgulamasıyla

sürükleyici bir roman

ve kendi hayatınıza dair çok şey bulabilceğiniz

uzun zamandır okuduğum en sıradışı kitap..

Özellikle S*ktir et;

benim gibi hassas, boşverci olamayan,hayata dair herşeyden etkilenen

kişilere yardımı dokunacak bir kitap..

Birşeyler sizi rahatsız mı ediyor?

Canınızı mı sıkıyor, mutsuz mu oluyorsunuz?

John C parkin'in yazdığı bu kitap

S*ktir et tedavisi ile nasıl boş vereceğinizi öğretiyor

ve rahatlıyorsunuz..kendinizi hayatın akışına bırakabiliyorsunuz..

Herkes S*ktir et ile kendisi arasında bağlantı kurabilir..

Bu sefer artık bende kitabı okuduktan sonra

s*ktir et deme cesaretimi topladım..

denedim ve oldu..

Daha sonra rahatladım, boşverdim, gerçeği söyledim..

Beni ne mutlu ediyorsa onu yaptım

ve herşeyi öyle olduğu gibi kabul ettim..

Kendimi hiç kötü hissetmedim, aksine çok eğlendim..

Doğal dünyayla uyumunuzu kaybettiğinizde, birşeyler canınızı sıktığında

s*ktir et deme ihtiyacı ve uygulaması adına bir kitap..

S*ktir et dediğiniz anda herneyse üzüldüğünüz şey,

yada canınızı sıkan,

üzülmeyi bırakıp,daha çok istemekten vazgeçip,

 gerçeği kabullenip

öfkenizi yatıştırıyorsunuz..

Doğunun 'boşverme' fikrinin batıdaki ifadesiyle

içinizdekileri serbest bırakmayı öğretiyor

size acı veren bağları salıveriyorsunuz..

Çünkü gerçekten şu an canınızı sıkan sizi üzen herşey,

aslında sizin yüklediğiniz anlamlar yüzünden

önemli ve oyüzden mutsuz ediyor sizi

veya kafanıza oyüzden takıp stres yapıyorsunuz

sıkıntının büyüklüğü yüklediğimiz anlamda..

önemli olmadığı an, anlam yüklemediğin an,

ciddiye almayıp değer de vermiyorsun

ve üzmüyor ozaman seni gerçekten..

S*ktir kelimesi saygısız ve bir o kadar da cesur bir kelime..

fakat asıl insanlarda şok etkisi yaratan etkisi kelimenin arkasındaki felsefe

anarşik bir ifade biçimi,söylem olması..

sevişmenin argosu..'s*ktir git',  'seviş ve git ' her yere yayılan

kızgınlık anında söylenen bir küfür halinde

ama aslında durmak bilmeden anlam yüklediğimiz peşinden koştuğumuz

canımızı sıkan her ne varsa o biriktirilen sürecin

aslında önemli olmadığını destekler, tüm o anlamları reddedip

sizi pes ettiren, oluruna bırakmanızı sağlayan bir ifade dir..

Ve kendinizi Tao,Tanrı,Evren,Allah vs. (neye inanıyorsanız)

ruhani güce bırakır, doğal akışı izlersiniz..

Geçen hafta şems-i tebrizinin öğretilerine dair bir kitap okuyordum

''Anladım ki: İnsanlar; Susanı korkak. Görmezden geleni aptal.

Affetmeyi bileni çantada keklik sanıyorlar.

 Oysa ki; biz istediğimiz kadar hayatımızdalar.

Göz yumduğumuz kadar dürüstler ve sustuğumuz kadar insanlar..! ''

diyor Şems..

Bu da aynı düşünce ama başka bir bakış açısı..

o kadar doğru ki..

Önce anlamlar yükleyip değer veren önemli yapan bizleriz

sonra olumsuz birşey olduğunda üzülen de..

bizim için önemli olan önem verdiğimiz herşeyin

canımızı sıkma potansiyeli vardır..

anlam, içinde acıyı barındırır

yüklediğimiz anlamlarda gizli herşey..

Ve doğru aslolan sen!

kendimiz..

Hayatta hiçbirşey sizden önemli değil!..

sevgili,iş,sınav,para,kariyer,eş vs. ne varsa sizin değer verdiğiniz,

şu an için önem verdiğiniz,kendinizi daha sonra çok üzmemek adına

nötr durmayı anlam yüklememeyi öğrenmeliyiz..

Sonra aslında aşık olduğunuz insanın ne kadar bu aşka değmeyen biri

olduğunu veya almak istediğiniz bir işin önemsiz olduğunu, o sınavın hayatınızda

çok etkisi olmadığını birşekilde anlıyorsunuz, hayat size zamanla gösteriyor..

Önemli olan bunların sizi ne kadar etkilediği..

içimizdeki özgürlüğü hissetmek için, içinizdeki tüm duyguları serbest bırakın..

üzülmeyi bir kenara bırakın..hayatın doğal akışına bırakın herşeyi..

Çünkü hem kendi hayatımdan hem gözlemlerimden

hayatta ne olursa olsun, ne kadar kötü olaylar geçse de başınızdan,

acı deneyimler yaşasanızda 's*ktir et' diyip, deneyimleri ve hataları unutmayarak,

herşeyden ders çıkarak 'sil baştan' yaşayabilmek gerek!..

Şu an size acı veren ne varsa

hiçbiri sizden daha önemli değil;

Atlamadan önce son şey, hadi hep beraber BAĞIRALIM!...

Siiiikkktttiiirrrr Eeeeeetttttt!!!....






4 yorum:

Adsız dedi ki...

önem şeyde değil gözdedir.o kadar kişisel gelişim tarzı kitap okudum.olay basit.aynı olay farklı iki insanın başına gelir.biri çok etkilenir biri az.neden? çünkü anlam olayda değil senin verdiğin tepkidedir...

Bolat dedi ki...

Kesinlikle aynen öyle diyorum ittir et :)

gulsengunduz@blogspot.com dedi ki...

katılıyorum,kesinlikle!...

gulsengunduz@blogspot.com dedi ki...

:))