27 Aralık 2015 Pazar

theraphy



22 Aralık 2015 Salı

theraphy

Hayırlı kandiller..Sevgiyle.

Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum.
Işığı gördüm, korktum.
Ağladım.

Zamanla ışıkta yaşamayı ögrendim.
Karanlığı gördüm, korktum.
Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladim sevdiklerimi. ..
Ağladım.

Yaşamayı ögrendim.
Dogumun, hayatın bitmeye başladığı an oldugunu;
aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar oldugunu
ögrendim.

Zamanı ögrendim.
Yarıştım onunla…
Zamanla yarışılmayacagını,
zamanla barışılacağını, zamanla ögrendim…

Insanı ögrendim.
Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler oldugunu…
Sonra da her insanın içinde
iyilik ve kötülük bulundugunu ögrendim.

Sevmeyi ögrendim.
Sonra güvenmeyi…
Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı oldugunu,
sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kuruldugunu
ögrendim.

İnsan tenini ögrendim.
Sonra tenin altında bir ruh bulundugunu. ..
Sonra da ruhun aslında tenin üstünde oldugunu ögrendim.

Evreni ögrendim.
Sonra evreni aydınlatmanın yollarını ögrendim.
Sonunda evreni aydinlatabilmek için önce çevreni
aydınlatabilmek gerektigin ögrendim.

Ekmeği ögrendim.
Sonra barış için ekmegin bolca üretilmesi gerektigini.
Sonra da ekmeği hakça üleşmenin,
bolca üretmek kadar önemli oldugunu ögrendim.

Okumayı ögrendim.
Kendime yazıyı ögrettim sonra…
Ve bir süre sonra yazı, kendimi ögretti bana…

Gitmeyi ögrendim.
Sonra dayanamayıp dönmeyi…
Daha da sonra kendime ragmen gitmeyi…

Dünyaya tek başına meydan okumayı ögrendim genç yaşta…
Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektigi fikrine vardım.
Sonra da asıl yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektigine aydım.

Düşünmeyi ögrendim.
Sonra kalıplar içinde düşünmeyi ögrendim.
Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yikarak düşünmek
oldugunu ögrendim.

Namusun önemini ögrendim evde…
Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk oldugunu;
gerçek namusun, günah elinin altindayken, günaha el
sürmemek oldugunu ögrendim.

Gerçegi ögrendim bir gün…
Ve gerçegin acı oldugunu…
Sonra kararında acının, yemege oldugu kadar hayata da
lezzet kattığını ögrendim.

Her canlının ölümü tadacağını, ama sadece bazılarının
hayatı tadacağını öğrendim.

Ben dostlarımı ne kalbimle ne de aklımla severim.
Olur ya …
Kalp durur …
Akıl unutur …
Ben dostlarımı ruhumla severim.
O ne durur, ne de unutur …


Hz. Mevlana

19 Aralık 2015 Cumartesi

Outlook - Essence - Summit ;)

Avustralyada (hayalim bi gün kesinlikle yeni zelanda ve avustralya yapıcam ) yağmur ormanlarında yaşayan insanların yaşamları ile bir kitapta kesinlikle her kadının bu deneyimi hayatında bir kez yaşaması gerektiğini anlatıyordu..
Özellikle yeni bi dönem başlıyorsa hayatında bu yeni dönemi onurlandırmak adına çok önemli ve etkili bir adım olduğundan bahsediyordu..
Ben de yeni bi dönemin benim için başlamış olduğunu hissediyordum ama bi an durup düşününce 'yoo, dedim o kadar da diil' ;)
Sonra bir 'outlook' seminerine katıldım
Tony Wiseman'ın outlook- essence- summit seminerlerini deneyimlemek insanda müthiş bir dönüşüm yaratıyor!
Hani kendisi bir din kursa hepimiz müritleri oluruz eminim, o kadar hayranız kendisine ;)
ilerlemiş yaşına rağmen muhteşem bir enerjisi var ve herkesi etkiliyor bu!..
Onu tanıdığım ve günlerce zor şartlarda
da olsa harika deneyimleri yaşadığım ve paylaştığım için kendimi çok şanslı hissediyorum!..
Kendinizi tanımadığınızı bilmediğinizi farkedeceksiniz..sadece var oldugunuzu aslında yaşamadığınızı anlayacaksınız..

Eğer siz bir bahçe iseniz bildiğiniz o bahçe darma duman oluyor..;)
Çekiç, kazma kürek, iş makinalarıyla dalıyor o bahçeye ve altını üstüne getiriyor o bahçenin ;)
Fabrika ayarlarınızla oynuyorlar ;)
Kendi gerçek benliğinizle özünüzle yüzleşiyorsunuz!..
Kendimi kuru soğana benzetmem gerekirse bildiğin o soğanı soyup uğraşıp kabuğunu çıkarıp çıkarıp o soğanın cücüğüne ulaştırıyorlar!..;)
Siz eğer katı bir cevizseniz merak etmeyin; tüm kabuklarınızı kırıyorlar, zırhlarınızdan, statülerinizden, rollerinizden, konumuz veya işinizdeki evinizdeki halinizden eser kalmıyor!..
Herşeyle yüzleşiyorsunuz, ayna gibi bir yansıma!..;)
Müthiş bir deneyim!..
'Anlatılmaz yaşanır ' denen türden cidden!..
Outlook dışardan kendine bakış, Essence ise özüne..
(Buarada benim kadar bilgi paylaşan anlatan da yoktur sanırım, zaten yasak..üstelik anlatamıyorsun da çok farklı, yaşanması gerekli)
Summit te ise 1000 derecelik ısıda, ateşin altından çıkarılan kızgın kor un üzerinden yaklaşık 6 metre, yani 8 adım yürüyorsun..ve yandığını ısıyı hissetmiyorsun!..
Evet şaka gibi geliyor değil mi?! ;)
Ama evet böyle ve müthiş farklı bir deneyim..Outlook a kayıt yaptırırken ilk günler Tony e sabırsız davranıp 'ben direkt summitten başlamak istiyorum' demiştim ;) 'outlook ve essence ı atlasak olmaz mı?! ' diye sızlandım..
Hayır, dedi.. aşama aşama...hepsini bitirmen gerek..ve ekledi..çok az insandan ışık alırım, sen de var o! 
Acele etme!' dedi ama merak ediyordum
Benim için inanılmaz harika bir deneyim oldu!..
Seminer sonrası ilk pazartesi uyandım..
Bi parça daha değişmiş olarak..
Yeni ben'e doğru yola çoktan çıktığımı ama artık bu yeni benin duygularımda, davranışlarımda, bakış açımda, algılayışımda kendini net olarak gösterdiğini farketmeye başladım. 
Bi dakka dedim, bi durdum. Ne hissediyorum? 🤔
geriye baktım: indiğim kayık sahilden çoook uzakta. Ben nereye gidiyorum hiç bi fikrim yok, hiç bi zaman olmıycak da zaten, olmasın da zaten.. '
kontrol etmeye çalışmamak, çabayı, bırakmak, çok korksam da, bilinmezi kucaklamak, korkunun illüzyon olduğunu, sadece sevginin gerçek olduğunu ve aslında gidilecek bi yer olmadığını ve hatta önceden belirlenmiş yürünecek bi YOL da olmadığını farketmek, her adımda o yolu,  her an,  yeniden ve yeniden gerçekleştirdiğimi, yarattığımı bilmek.
Ortada bi YOL yoksa ve ben onu her adımımda yeniden ve yeniden yaratıyorsam öyleyse kendi tarihime bi not düşmek istedim. 'kendi mutluluğumun sorumluluğu' bunu bi sembolle onurlandırmam gerekiyodu..
Gözlerimin önünde sürekli değişecek olan bi sembolle..;)
Bu yeni dönemi, hala dalga dalga gelmekte olan bu yeni 'ben'i onurladırmak onu en güzel şekilde ağırlamak ve yeniye yer açmak için algıladığımda böyle baktığımda: saçlarını kazıtmak özellikle bi kadın için çok büyük bi hamle..yaptım ve mutluyum!..;)
Yeni ben le yeni yılda yeni umutlara, hedeflere, deneyimlere..ama hep sevgiyle!..


15 Aralık 2015 Salı

courage and self-confidence

Başkalarının yapamazsın dediği şeyi bir kez yaparsanız ondan sonra sınırlarınızı hep siz çizersiniz!.





short, shorter, the shortest ;)

7 yıl boyu saçlar belinde ve kızıl kullanan biri olarak saçlarımın uzunluğunun işaret parmağımın tırnağının yarısı kadar olması bi korkutucu geliodu ama diilmiş hatta çok nefismiş 😀ve  tüm kalbimle ifade etmem gerekiyo ki saçlarımın banyodan çıktıktan sonra havluyla kurulanamaycak kadar kısa olması (bırak kurutma makinesine ihtiyacının olmamasını falan) muhteşem bi his.🙆
Bir de benim için olayın şöyle bi açısı  da var:
gerçekten nasıl bi tip olduğumu merak ediyordum. Üniversiteyi kazandığımdan bu yana tam 15 yıldır sürekli boyandı bu saçlar. Kızıldan kahve ve siyaha, sarı, platin, beyaz, turkuaz, gri derken tüm renk scalası denendi 💁😬
Son yıllarda diplerde beyazlar görüyordum..Bazı yerlerde daha fazla beyazlar mı vardı sanki? Nasıl bi dağılımdı bu? Saçlarım ne renkti benim ya? Yani baya bi meraktaydım bi kuaför eli değmediğinde nasıl bi tiptim ben? 
saçlarım mevzu bahis olduğunda ben 'gerçekte' nasıl bi tipim? Nasıl bi görünüşüm var şimdilerde? çok mu beyaz var mesela? görmeye dayanamacak mıyım boyasız olduğunda?!
saçlarım düz mü, dalgalı mı, kalitesi nasıl, nasıl, nasıl, nasıl?? 
Sonuç:
Kestirdiğim andan itibaren bi an bile pişman olmadım. 😉👍
Eskiye veda etmenin (elbette sembolik olarak) yeni dönemi onurlandırmanın daha güzel ve anlamlı bi yolunu düşünemiyorum.
Ve evet beyazlar önlerde daha çok.. Tatlı tatlı geliolar.. ben de izliyorum. 
İlk kazıttığım an çok hoşuma gitti, hiç tuhaf bulmadım hatta bu kısalığı bekliyormuşum 😇😌
Ama tabii ki bi noktada uzatmaya başlamam gerekiyodu.
Ve evet saçlarım baya hızlı uzuyo 😉
15 günde bir 'kessek mi erkan, çok kötü bu ara dönem' diyip sabırsız davranmazsam 💁
Buarada Mos Nişantaşı ekibi harika 😉👍 sevgili Ali Subaşı ve Erkan Uzelli
saçlarda harikalar yaratıyorlar ve işlerinin uzmanı bir ekip cidden 👏🏻
eveeettt herşeyin kontrolden çıktığı o dönem başladı ve evet şapkasız bandanasız beresiz sokağa pek çıkmıyorum. Çıktığımda biraz ilgili bakışlar oluyor 👀
Ama bu hal de, hayal gücümü tetikleyen yeni bi oyun alanı oldu 
benim için.😀😉👍
Bandanın üstüne, altına değişik aksesuarlar, deniz kabukları, taçlar (galaktik prenseslikler) neler neler..
Şapka koleksiyonum oldu mesela ilgilenmeye başladım 😊
Beni sadece bir aydır tanıyan biri saçlarımın bir ay öncesinden çok farklı olduğunu gözlemliyo mesela. 
Tanımıyo etmiyo ama bu tarihe bildiğin tanık oluyo.. 
Yani her an fokur fokur kaynayan bi değişimin içinde deviniyorum. Bu değişimi hem içten dışa gözlemlemek hem de bana bakan gözlerin bu değişime bakışını gözlemlemek enteresan.
Saçlarımı kazıtmak, içimde belki de daha önce hiç gitmediğim, derinlerde bi yerlere dokundu, kendimle yepyeni bi şekilde yeniden tanıştırdı
....
Yeni bi dönemin başlangıcındaysan ve çok korkuyosan ama yeniye de iştahla ve hevesle heyecan duyuyorsan özellikle de bir kadınsan şiddetle tavsiye ederim. Pişman olmayacaksın. Pişman olsaydın kazıtmazdın zaten. Sevgiler, öptüm💋

17 Ekim 2015 Cumartesi

Memleketim ;) - Seferihisar Sığacık -

Buralar cennettir..ama öyle sadece denizi, yesilligi vs nedeniyle degil..insaniyla..sicacik köylüsüyle..misafirperverligiyle..
hayatin yavas akmasiyla..
'slow city' olmasi bundandir..
Bisiklet sürülür, yürüyüş - koşu yapılır sabah akşam; çünkü bisiklet yolu da koşu yolu da vardır, bunun lüx olduğu kentlerde kalınca anladım değerini ama öyle..

Organik tarım yapılır..doğal ürünlerle beslenme de lüx oldu çünkü..
Her şehrin kendi meşrebince var olması gerektiğini düşünenler tarafından yönetiliyor. 
Belediye başkanı da tam bu kafada muhteşem bir insan!..

Alternatif turizm ve yaşama modeli ile örnek bir şehir..
Harala gürele kitle turizmi değil de yerine misafirlerin evlerde konaklayabildiği ve yerli halkın hayatına dahil olabildiği bir tür hakikatli turizm modeli.

Ama seferihisar’da modeller bununla sınırlı değil..farklı yaşam modeli sadece kültürel meselelerle sınırlı değil..
doğa,beslenme derken her konuda örnek..
Belediye meclisi nde tek çocuk meclisi olan belediye mesela ;) Çocukların da fikrinin alındığı tek yer olması özelliğini koruyor..

Yavaş şehir’in simgesi salyangoz. 
çünkü kabuğu sert, yavaş, iz bırakıyor ve kabuğundaki şekil altın oranı taşıyor. 

Yani Seferihisar Türkiye'nin porto alegre’si..nasıl brezilya’daki porto alegre belediyesi bütün bir gezegene “başka bir dünya mümkündür” sloganını ilham ettiyse seferihisar da türkiye’ye “başka bir türkiye mümkündür” fikrini ilham edecek. 
Elbette eğer salyangozun yoluna çıkılmazsa! 

Bu yüzden yazmak istemiyorum güzel şeyleri bugünlerde..Çünkü nazar değecekmiş gibi geliyor. saklayayım, sakınayım istiyorum. 

Çünkü bodrum da benim çocukluğumda çok güzeldi..Marmaris te..bir on yıl sonra 'buralar şöyleydi mahvettiler' demek istemiyorum çocuklarımıza..

sakınıyorum..korkuyorum oyüzden ama sanırım herkesin bilmeye ihtiyacı var: memlekette iyi şeyler de oluyor.



22 Ağustos 2015 Cumartesi

theraphy by my dad!..

Kalp sırrı'na erenler neler yapar, bilir misin?
Kızmazlar,
Küsmezler,
Kırmazlar,
Kırılmazlar,
Her şeyde '1' güzellik bulurlar,
Hiç '1' şeyi insanoğlundan bilmezler;
Rab'binden bilirler.
Herşeyi 'O'ndan umup beklerler.
Ve, Sus'arlar,
'Sus'arak konuşurlar..


Hz. Mevlana

Night in Istanbul!..

Istanbulu özellikle geceleri seviyorum!..
Çünkü gece gökyüzü gibi ışıl ışıl parlıyor yeryüzü...Yanan tüm ışıklarla...
Boğaz manzarası..şehrin tüm ışıkları..yansimalar..büyü gibi cidden..




Good night post


17 Ağustos 2015 Pazartesi

Üstad'a saygıyla!..

Kalp herkeste var ama yürek başka bişiy..

Yüreksiz adamlarla yola çıkılmaz, 

taşıyamaz ağır gelirsin!!!

28 Temmuz 2015 Salı

Love is fearless

Bazı erkekler aşktan ve gelecekten korkarlar...Yalnızca aşıkmış gibi görünüp, aşk adına oyunlar oynayıp duruyorlar..
Yeminler edip, sözler vaatler verip hiçbir sözü yerine getirememenin ezikliği altında 
tıkanıp kaldığında da olabildiğince çaresizce çırpınıyorlar..
Aşktan korkar hale gelen kişi; bedensel ilişkilerle kendini tatmin eder hale gelir ve bunun aşk olduğuna inanır.
Fakat aşk diğerini oyalamak, duygularıyla oynamak, kullanmak değildir, kalbini vermektir ona..
Birşeyler almak arzusu değildir aşk; birşeyler paylaşmaya duyulan can atıştır.
Birine aşık olduğunda tüm korkuların yok olur..Işık gibidir aşk..
Işık her neredeyse karanlık orada var olamaz..
Ve her neredeyse aşk, korku orada var olamaz..
Korku zihinden gelir, aşk ise kalbinden..
Kalbini dinleyen tüm 'adam gibi adam' lara selam olsun!..
Kalbinizi dinleyin!..
Yürekli bir adamın hayatına verdiği huzur paha biçilemez çünkü!..

Şükrolsun!..



22 Temmuz 2015 Çarşamba

underlined sentences..

Bazı insanları vicdanları yönetir, bazılarını egoları ve bazılarını da gururları..
Vicdan süründürür, Ego kör eder, 
Gurur yalnız bırakır..

- RobinSharma -



19 Temmuz 2015 Pazar

A new day and a new life..

Güne güzel bir kahvaltı manzarası ile başlamak gerek ;)

Günaydın!..

Manzaramız şahane..istanbul bomboş ve huzurlu..

keyfini çıkarma zamanı..

güzel bir çay içip iyi bir kahvaltı ile günü sıfırlamak var gönlümüzde ;)

Mutlu pazarlar ;) İyi bayramlar herkese ;)

18 Temmuz 2015 Cumartesi

Tekil Aşk

kimsenin değildir hatıralar 

sevgiler, aşklar ve yalnızlıklar

-olduğu gibidir


herkesindir hayaller, umutlar

uzaklar, yakınlar ve yollar

-olduklari yerdedir


gözyaşları kimsesizdir

mutluluklar, acılar ve de yaşananlar

- olağan şeylerdir


zaman unutmaya çalıştıkça

hatırlanan olacaktır


çığlıklar bedeni yordukça

gözyaşları yaşlanacaktır


aşk sıradan filmlerin

tek başrol oyuncusudur

sanmayın ki iki kişiliktir aşk

biri hep dublördür

aşk kolay bir sahne değildir

defalarca çekilir

bir kez yaşanır
                                                                                 

17 Temmuz 2015 Cuma

Passion is your superpower!..


Her defasında, her hayal kırıklığında
biraz daha nasırlaşır kalp..

her yanılgıda biraz daha duygusuzlaşır kadın, öldürmeyen her acı güçlendirir bizi. 

Kısaca işin özeti!..

16 Temmuz 2015 Perşembe

13 Temmuz 2015 Pazartesi

God signs..

Tıpkı başımıza gelen bazı şeylerin bizi yaraladığı gibi, başımıza bazen öyle şeyler gelir ki iyileşiriz..#buöğlen12



peaceful..

This is love: to fly towards a secret sky, to cause a hundred weils to fall each moment. First to let go of life.Finally to take a step without feet!..






12 Temmuz 2015 Pazar

...mış / ...muş

Canın öyle yanarmış ki,

sevgi koridorları pas tutarmış

gözyaşları kurur,

ruh yalnızlığa soyunur,

bedenin acının raddesinde dolaşırmış..

kimse vazgeçilmez değilmiş,

öğreniliyormuş..

acılar gün gelip tahammül sınırında

beliriyormuş..

kadında zaman farklı işliyormuş,

herşey birikip yerini alıyormuş,

öfke insanın içinde sevgiden daha çabuk

büyüyormuş

ve nefret asla başka bir duyguya 

dönüşmüyormuş





11 Temmuz 2015 Cumartesi

Aşk ve Nefret döngüsü..

aşk ve nefret koynumda.

yan yana..sırt sırta..

gözlerimin feri kaçmış ağlamaktan

gitme vakti gelip çattığında 

susarsın yaa

ölee..

susuyorum..

avaz avaz..

....

tuhaf bir günü yaşıyor istanbul..

soğuk iliklerime kadar işliyor


soğuk bir  gecede omzuna

birden bire devriliyor hayallerin.

o kadar çok anı gömüyorsun..

yağmur çiseliyor,

ruhun dalga dalga.

şehrin ortasında

yalnızlığın verdiği acıyla 

ellerin ayakların buz kesiliyor

kulağında ayak sesleri..

yürüdükçe siliniyor yaşanmışlıklar..

adımların kaybettiklerinle dolu..

yüreğinde binbir sevinç varken

adını hatırlamak için bile

bir kıpırtı olmadığında siliniyor

tüm siluetler..anılar..

sevinçlerin içinde ufakta olsa umut 

barınırken,

dipsiz kuyulara benziyor,

bir küçük ışık süzmesi olmayan...


arkana dönüp bakıyorsun

ruhun da donuyor o an..

başını kaldırıp göğe bakıyorsun

yere düşen yağmur damlaları 

geçiyor yüzünden..

ellerini birbirine değdiremiyorsun

ceplerinde üzüntüler..

zaman tünelinde gömülüyor

düşlerin

dilin damağın susuyor

her kelimesinde aşk batırıyor 

hızla çarpan yüreğine


artık hiçbir şey söylemek istemiyorum..

yordum kendimi..

zaten sözcükler yetersiz adadıklarıma..


zaman acımasız..

bir o kadar hain!..

anılar ardı sıra karşımda

süzülüyorlar..

...

yüreğimden hep böyle geçip gittin

acımasızca geçip gittin

düşe kalka sildin kendini

yüreğimden..

kendin..


merak etme, sövmeyeceğim  'yalan aşkına',

hiçe saymalarına,

değersizliklerine..

susacağım..

avaz avaz..


suskunken çıldırmayı biriktirdim

haykırmak isterken 

herşey yolunda rolleri 

bu yüzden..

........

umut dolu hayal kırıklıkları sarmış 

ruhumu..


tükeniyorum..

cümlelerim tükeniyor..

artık hiçbir şey söylemek istemiyorum..

herşey birbirinin aynı..

kapatıyorum sayfaları..

ayağa kalkıyorum

içim dışım paramparça

ama gücüm yetene kadar 

ilerliyorum,

kulaklarım duymuyor rüzgarın ugultusunu

tırnaklarımı batırıyorum umuda

...

Ve

ardıma bakmadan 

ilerliyorum!..


noted down..




yalnızlığın gölgesinde kendi yüzün..


gözlerinde nemli hayaller biriken

kıyısında hayatın kendine yer arayan biriyim

gittikçe uzaklaşan,

yabancılaşan,

yalnız ve mesafeli

bir şehrin ışıkları gibi..


solgun yüzlü bir ifade

bilinmeyen bir şarkı

kırılgan bir kız çocuğu

sonbaharda rengini kaybeden bir siluet

ve yorgun bir beden..

.....

kendi kendime içimde biriktirdiğim

küfürlerimle beraber bir haykırış bu!..

bir sızı oluyor içini acıtan

ruhunda esen fırtınalar

ve

kırılmış bir kalp..

alçıya alınamayan

sürekli acıyan..

üst üstte gelen hayal kırıklıkları

bir günün batışı kadar yalnızlık

geriye dönen saatler

unutulmuş bir geçmişte

umutla uyandığın günün sonunda

biten bir başlangıç daha

kimseyi daha fazla yaşatmaz


ve ben artık öldürüyorum saatleri

ne eksik ne de fazla yaşamak için..




heartbroken..

kırık bir kalbinin olması en azından denediğini gösterir..

9 Temmuz 2015 Perşembe

suddenly..

One day someone will walk into your life and make you see why it never worked with anyone else..



7 Temmuz 2015 Salı

dipnot..

Bugün bir kez daha anladım ki;

Seni üzen insanları önemsememeye başladığın an,

mutlu edenlerin değerini daha iyi anlıyorsun!..


Bodrum Bodrum!..

Gidenlere öyle bir nokta koy ki; gelenler büyük harfle başlasın!..


6 Temmuz 2015 Pazartesi

peki ya?!..

Nil olmasaydi; Mısır çöldü,
Boğaz olmasaydı; İstanbul beton..
Ya kalbi olmayaydi insanin..?!

Ve gece biter..

Gece muhteşem bir İstanbul silueti..

Gecenin karanlığı şehri daha gizemli yaparken, bir zamanlar bu coğrafyanın kalbinin attığı yer daha gizemli oluyor..
ve..boğaz..surlar..ayasofya..
binlerce yıllık gizemini korumaya çalışıyor..yeni bir güne geçen gecenin sonunda karşı kıyıdan ışıklar denize yansıyan görüntü içinde silikleşirken gizem büyüyor masal oluyor..

İyi geceler!..








3 Temmuz 2015 Cuma

2 Temmuz 2015 Perşembe

be happy ;)

Mutlu olmak için :

mutluları bul, mutluluğu seç,

sosyal ol, bugünü yaşa, sevdiğin işi yap,

organize ol,

kendin ol, mutluluk topla!..:)

Net!..


27 Haziran 2015 Cumartesi

Bir 'ayrılık' akşamı

Yüreğin acır..

Boğazın düğümlenir..

sanırsın ki koca bir yumruk gelmiş oturmuş..

yutkunamazsın..

Gözlerinden yaşlar ağır ağır süzülür..

için acır..

'ağlamayacağım' dedikçe daha çok ağlarsın..

tutmaya çalıştıkça coşar seller gibi..

iğneler saplanır sanki kalbine..

ruhun daralır..bunalırsın..

damla damla akan yaşlar değildir sadece..

akıp giden zaman küçülür gözünde..

kopar yüreğinde bişiyler..

zehirini akıtırsın aslında..

içini boşaltır ,

kalbindeki yaradan kurtulursun..

 geçer sancılar bir zaman sonra..

olgunlaşırsın..

olgunlaştıkça safça inandığın aşk gerçeği değerini yitirir

bilirsin ki sarıldığın adam seni haketmedi..

uğruna ölüp bittiğin adam aslında sana değer vermedi

hem de hiçbir zaman!

vazgeçmeyi öğretir hayat sana..

kendinden başka doğru olmadığını görürsün

tek başına yalnız acılarla yüzleştiğinde..

İçindeki kadına sarılırsın..

bilenmiş,güçlü,yenilmez,mağrur ve aşka inanmayan..

Çok uzun emek vermiş,beyni,ruhu,yüreği ile seven

aşkına sahip çıkan kadın yok olur artık..

Anlarsın ki,

ne kadar razı olursan o kadar rızanı alıp gidiyorlar

ne kadar inanırsan o kadar ihanet ediliyor

ne kadar çok seversen o kadar acıyor kalbin

ve özveri hep kendinden götürüyor

 'an' lar ve 'anılar' oluyor

geride kalan!..


4 Haziran 2015 Perşembe

God Signs and Love..

ister ritüel bulun, 
                                                                     
ister mantıklı,                                                                               


ama hayatımda çok etkisi olan

ve defalarca karşılaştığım bir durum..

biraz geç çıktığınız için yolda

kazaya denk gelmediğinizi

görürsünüz bazen..

ya da hiç beklemediğiniz bir anda

süpriz bir gelişme olur..

Bir gün kalkarsınız gergin

ve hiçbir neden yokken sinirlenip

çıkıp dolaşmışsınızdır,

ayaklarınız sizi hiç tasarlamadığınız

bir yere, bir mekana ya da bir semtte götürmüştür..

birileriyle tanışıp iş bağlantısı kurmuşsunuzdur..

en olmadık bir yerde mesela..

avazınız çıktığı kadar bağırmış,

ya da konuşmak yerine susmuşsunuzdur..

herşeyin birbirine ilintili olduğunu

çok sonra farkedersiniz..

Belki beş dakika önce çıkmış,

yolda rastlamışsınızdır hayatınızın aşkına..

ya da yolda çarpıp geçmişsinizdir birbirinize..

Farklı yerlerde aynı gün batışını 

izlemişsinizdir..

Ağaçların arasında yürümüşsünüzdür..

biranda girdiğiniz kitapçıdan o çıkmıştır..

ya da farklı aralıklarla aynı mekanda 

aynı koltuklara

oturmuş, sohbet etmişsinizdir..

Belki vapura ilk atlayan olurken sen,

o en sona kalmıştır..

aynı vapurda farklı köşelerde

martılara simit atmışsınızdır..

Aynı bankamatik kuyruğundaydınız 

ve öylece geçip gittiniz belki..

sabah yürüdüğünüz için kaçırdığınız otobüse

o koştuğu için yetişmiştir bir gün..

aynı anda ağlamış,

aynı isyanları 

başka insanların omuzlarında

söndürmüşsünüzdür ya da..

sen dışardayken

o içerdedir belki

ama 

bir kelebeğin kanat çırpışı kadar

basit,

çook uzaklarda

fırtınalara sebep olacak 

belki hayatınızda çok büyük değişikler 

yaratacak kadar etkin

bir gerçeklik 

deneyimlenen..

Ama gündelik hayatta ama iş hayatında

kariyer..aile..iş..aşk..

Evrende hiçbirşey rastlantı değil,

başıboşluk yok

kaos zannettiğiniz şeylerde bile bir düzen var..


-En azından benim için öyle :)
                                                                                                                  





27 Mayıs 2015 Çarşamba

Aşk yorgunluğu

Mola vermek isteriz

Biraz soluklanmak..

içimizdeki aşk sürgünlerine direnmek..

mücadele etmemek..

durup düşünmek isteriz bi an!..

kaç mevsim geçti..kaç kış..

Gönlünde aşk feryatları..

Yorgun umutlar..

Zulada hayat korkuları ve cebimizde 

biriktirdiğimiz düşlerle uzaklaşmak..

toparlanıp yolculuğa çıkmadan önce

yoklarız içimizdeki tozlu rafları..

geçmişin kanatlarında yaşadığın acılar

birer birer gözünün önünden ihtişamla 

geçer..

sızılı günler üşüşür aniden

yorgun gözbebeklerine..

o içimizdeki çaresiz bekleyişlerin

dumanı yokolur gider..

tanıdık bir ayrılık yürek kapında tebessüm 

eder sürgün bakışlarında uzak şehirler 

uzanırken,

telaşlı adımlarla hüzünden kaçar..

içindeki aşırı sevdanın yanılsamalarını

kendine saklarsın..

kırık aşklar yuvarlanır,

uzanır, yol olur gökyüzüne..


Yorgun bir ömrün hikayelerine bilenip

kendi yazdığımız satır aralarını okuruz

yorgun bir ömrün yollarında 

içimizdeki çığlıklarla sevda bahçesinde 

tekrar heveskar yürümek

yalnızlık ve vefasızlığa inat,

kangren bir yarayı kesip atmak isteriz..

içten içe zaman tünelinde 'o'na 

yaklaşmayı umarken kaybolmak..

.....

Zaman geçer..gün döner..

ayrılığın tortusu aşınır yürekte..

Ve 'aşk' zamanı durdurup

'O' nda kaybolmak,

teninde erimek demekken

deli bir fırtına varlığına dair herşeyi 

süpürür 

umutlar yok olur

yürekte sadece yorgunluk kalır..




























21 Mayıs 2015 Perşembe

27 Ocak 2015 Salı

That's all!..

Yüzsüzdür insanoğlu kimse bilmez fendini..
Kime iyilik yaptıysan ondan koru kendini..

That's all!..☝️İyi geceleerrr😴