17 Ocak 2012 Salı

'' Kış ''

Ben kışı seviyorum..

Kışın masum bakışını ve bu bakışın altındaki hırçınlığı seviyorum..

Hayatın yansıtıldığı,duyguların karardığı

ve yaşamın anlamını yitirdiği bir sabah,kimseye aldırmadan

yağan karları seviyorum..

Nasıl da kapatırlar tüm çirkinlikleri,her biri pamuk tanesi gibi olan karlar.

Biraz olsun sıcaklığı kaybetti ayaklarım,ellerim de eskisi gibi soğuk..


Bana beni anlatan rüzgarı seviyorum..

Alıp bir köşeye attığım

ve hiçbirzaman hatırlamak istemediğim anılarımı

sürükledi başka diyarlara..

Ben yağmuru seviyorum..

Pencereme çarpan üzgün damlaları..

Karamsarlaştırmıyor beni karanlık gökyüzü,

hüzünlü bulutlar,amansız rüzgar..

Her zaman güneş doğmaz ki duygularımda,

çiçekler açmaz ki kalbimde,gözlerim gülümsemez ki her bahar..

Yaşanan her günün bir anlamı var yüreğimde..

İşte ben bugünlerin anlatmak istediklerini seviyorum..

Kar yağarken dışarı çıkıp onlarla şarkılar söylemeyi,

rüzgarla konuşup masallar anlatmayı,

yağmurla birlikte ağlamayı seviyorum..

Güneşin pırıltılarını sevdiğim kadar gecenin karanlığını seviyorum..

Yanan şöminenin yanında çıtırtılar çıkaran ağaç kabuklarını seyretmeyi özlemiştim

ve anımsamayı geçen eski kışları..

Aslında ben herşeyi,

bu dünyanın baharını,kışını,

yıldızını,ay'ını,güneşini semeyi unuttuğumu hatırladım..

Kışın yağan karın soğuttuğu evlerdeki çocukların heyecanını,

Soğuktan hissedemediğim burnumu ve yüzüme yapışan kar toplarını seviyorum

Bir kardan adam yapmayı özlüyorum..

bir de kar topu savaşını..

Bir kardan adam yapalım hadi,

Erise de üzülmeyiz artık

herşeyin bir sonu olduğunu hatırlatan bu kardan adama..

Ben kışı yaşamayı sevdim..

Bu dünyada olup,aydınlığın gülümseyişini,

sabahın uyandırışını

ve yoksul insanları düşünüp haline şükretmeyi

sevdim...





13 Ocak 2012 Cuma

Özveri, hep kendinden götürür!...

Yüreğin acır..

Boğazın düğümlenir..

sanırsın ki koca bir yumruk gelmiş oturmuş..

yutkunamazsın..

Gözlerinden yaşlar ağır ağır süzülür..

için acır..

'ağlamayacağım' dedikçe daha çok ağlarsın..

tutmaya çalıştıkça coşar seller gibi..

iğneler saplanır sanki kalbine..

ruhun daralır..bunalırsın..

damla damla akan yaşlar değildir sadece..

akıp giden zaman küçülür gözünde..

kopar yüreğinde bişiyler..

zehirini akıtırsın aslında..

içini boşaltır ,

kalbindeki yaradan kurtulursun..

 geçer sancılar bir zaman sonra..

olgunlaşırsın..

olgunlaştıkça safça inandığın aşk gerçeği değerini yitirir

bilirsin ki sarıldığın adam seni haketmedi..

uğruna ölüp bittiğin adam aslında sana değer vermedi

hem de hiçbir zaman!

vazgeçmeyi öğretir hayat sana..

kendinden başka doğru olmadığını görürsün

tek başına yalnız acılarla yüzleştiğinde..

İçindeki kadına sarılırsın..

bilenmiş,güçlü,yenilmez,mağrur ve aşka inanmayan..

Çok uzun emek vermiş,beyni,ruhu,yüreği ile seven

aşkına sahip çıkan kadın yok olur artık..

Anlarsın ki,

ne kadar razı olursan o kadar rızanı alıp gidiyorlar

ne kadar inanırsan o kadar ihanet ediliyor

ne kadar çok seversen o kadar acıyor kalbin

ve özveri hep kendinden götürüyor

 'an' lar ve 'anılar' oluyor

geride kalan!..

















10 Ocak 2012 Salı

Bazen sadece ^ karmakarışık ^

Yürüyorum akşamın telaşı üzerimde

benim ve aslında etraftaki herkesin..

ağırlaşıyor düşüncelerim akşamın sessizliğinde.

daha da hızlanıyor adımlarım..

içinde bulunduğum ruh hali karmakarışık..

tükenmeyen koşuşturmalar..yaşamımızda acelemiz varmış

gibi yüklenen o enerjimiz..

canıma okuyor herşey..

gel-gitler,çıkmazlar yoruyor..

Kendime ait zamanlarda tenhaları seçiyorum.

kendime ait problemlerle başa çıkmayı çoktan öğrendim.

Fakat beni asıl yoran zaman tünelinde birikmişlikler,

geçmişteki zamana mıh gibi aklımı takan dıştan gelen etkiler,

dışardan gelen uğultulara 'dur' diyemiyorum bazen..

ufacık bir şey belki önemsiz

bir boşluk anında aklıma yerleşiyor,

gereksiz gibi görünen ayrıntılar

hayatın keyiflerini içeren düşünceleri silip

konuk oluveriyor bir anda..

Güne enerjik, güvenle başlayıp

sonra sönük ve yorgun bitiriyorum..

İnsanların maskesi ve samimiyetsizliği

güven duygumu asgariye indiriyor..

yapay- sahte gülücükler, ilişkiler vs..

her yeni gün her defasında şifresini çözüp çözüp

her doğru çıkan tahminimde resetlediğim insanlar

biraz daha mutsuz ve tedirgin etse de

bir o kadar da güçlü oluyorum..bileniyorum..

Seni kamçılayan ama seni yıkan bir enerjiden hoşlanmak

sanki bir çeşit intihar gibi..

Herşeye rağmen içimde güzel 'an'lar büyütüyorum

Çoğu zaman affedici olmak çok ağır oluyor

ama unutuyorum..

masum düşüncelerle hafifliyorum..

Bazen içimdeki 'ben' lerle kavga ediyorum..

Kaç tane ben var,

kaçına hükmediyorum

yada onlar bana bilmiyorum:)

Her birine laf anlatıp ıslah etmekle

-bazen hepsini susturmakla-

ne kadar zaman harcıyorum bilemezsiniz:)

Gerçek, içindeki 'ben' i bahanesiz ve gerçekçi izlediğinde

karşına çıkıyor

sorgusuz,sualsiz..

bunlar var ediyor seni..koruyor zırh gibi

kabuğunda duyguların,

yüreğinde inanç ve umut adına birkaç cümle

uğraşıyorsun..

sevgisiz,ruhsuz,bencil,duyarsız birşey olup kalırsın yoksa..

Başka türlü ben 'ben' olamam ki..

Zehir zemberek acı çeksem de..mutluluktan uçsam da..

yalnız kalsam da..

değişemem ki..

İçinde 'aşk' ve 'güven' olmayan hiçbirşeye katılamam ki..

Bunu yapamam..