28 Ağustos 2011 Pazar

Sanal Alemin Yorgunları..

Değişen zaman,ruhları da değiştiriyor..

Ayak uyduruyor herşey..duygular bile..

Herşeyi umuyoruz kolayca..istiyoruz

herşeyi itiyoruz bir o kadar hızla..

isteyip ve elde edince sıkılmak..

mesafe çok kısa..                                                                   

Hayata direk tepeden başlamak istiyoruz..

En iyi, en yüksek yerden..

Hemen olsun istiyoruz aklımızdan geçenler..

sanki elimizde alaaddinin cini var..

Çabucak elde etmek

kolay hayat yaşamak istiyoruz

'kolay' ister olduk..

Çok kolay..

Bizi uğrastırmasın,yormasın

hiçbirşey..

zorlamasın..

Başımıza bela olmasın..

Sevgimizi aşkımızı bile

kolay yaşamak istiyoruz..

'Aşk' var olan anın dışında yaşamıyor..

Yaşamasın istiyoruz zaten..                                                 

Üstümüzü çıkaralım,

adını çıkarmaya gerek yok..

İstediğimiz zaman bir el çırpalım gelsin,

onun dışında 'puf' yok olsun..

Ne gerek var?

Bir bilgisayar ekranında yada

telefon düğmesinden öteye geçmesin

Çaba harcamayalım hissetmek için,

koşmayalım,anlamak,yaşatmak niye;

ulaşmak..canlandırmak o duyguları

yersiz..bu çaba neden?

Bir tuş kadar yakınken herşey

kim anlar gözlerin derinliğinde kaybolmayı?!


............

Yalan hayatların sanal yorgunları..

Duygularımızdan bile kaçar olduk..

Korkuyoruz kendimizden..

Herşey koca bir yalan..

Hissetmek yok..                                                                        

Duygu yok..Yaşamak yok..

Sanal alemin talan sesleri..

........

Dokunmaya..

Hissetmeye

Göz göze gelmeye korkar olduk..

Bir kamera,bir msn,tamam...

İnsan başka ne ister ki?!..

Hem böylesi daha makbul,

daha eğlenceli,çekici..(?!)

Bağlanma yok..

Sorumluluk yok..

Sanal bir gerçeklikte yaşar

bir anda kaybolursun..

Bir varsın,bir yoksun..

Hesap vermek te yok..

Canın isterse varsın,

istemezse yoksun..

'in a relationship'

yaparsın,                                                                      

'single' a dönüşüverir bir anda..

Bir tık kadar kolay ilişkiler..

onun bunun arkadaşı senin de sanki samimiymişsin

birşeyler paylaştığın arkadaşın gibi arkadaşın oluverir

bağlantı paylaşır,iki de yalan katar gülersin,yazarsın,

gerekenleri yaptığından eminsin..

nick güncellendi..resimler 'like' landı..

itaat eder gibi ammaaan uy bu rutinlere..

yoksa kaçıracağın şeylerin telafisi yok,mazaalah!..:( :)

...........
...........

Kolay peşinden koştuğumuz

Kolay yoldan elde etmek istediğimiz

tam da bu çağın insanları..

Eee ama hep mi engebeli,renksiz ve zor olur

bu doğruya giden yollarda;

hep mi çekici,eğlenceli ve güzel

yanlışa giden patika?!

Haklısınız tabii..(?!)

Kolay iş,Kolay para,Kolay kadın/erkek,

kolay hayatlar..

hatta kolay seks kolay ilişkilerde

giriverdi tepeden inme hayatımıza

Zora gelemiyoruz..

Gerçek ilişkiler sıkıyor biraz..

Biri azıcık sevgi dese,aşk dese

bağlanma dese arkamıza bakmadan kaçıyoruz..

Biraz duygulardan söz etse itici oluyor..

Derinlere inemiyoruz..

İnmek istemiyoruz aslında..

Yok sayıyoruz..

Biri başlar,biri biter..

amaan gittiği yere kadar sürer,

ayrılıveririz sonra..

Oturduğumuz yerden yaşamak

hoşumuza gidiyor..

Mekanik herşey..

gülme işareti, 'dürtme' anlamına gelen

'poke'lamalar..beğenmeler..

Adı ''Sosyallik'' olan yapaylığı

savunur haldeyiz..

Mekanik hayatların,mekanik duyguları,

mekanik sevişmeler istiyoruz..

ilişkilerimiz dialoglar mekanik..

Nasıl bir sevgi,dostluk ve arkadaşlıksa bu?!

Anlık iletiler,güncellenen yer imleri..

''şurdayım'', ''şuraya gideceğim''

''tam da ordaydım'' :))

nerde naptığını kimle olduğunu belirten

tweet'ler..

Onları ordan yazmasan da

daha sonra yüzyüze paylaşsan,

anılar biriktirsen, doyasıya sohbet etsen..

Çıt!..olmaz..Ben kılımı kıpırdatmam..

Ben gelemem ama gelirsen de hayır demem..

Burdayım işte gelip alsın

Ben uğraşamam

Üşenir olduk..

Sevmeye bile..

Çaba harcamak mı?

Niçin?

Aşk mı? O da ne?

Sevgi aramıyorum ki ben,amaaann..

Aşk ta istemiyorum

İlişki aramıyorum..                                                                    

Bağlanmak istemiyorum

Ee peki, sormazlar mı adama,

o zaman neden geldin, diye?

Beni mi merak ettin!..

İşte buna o zaman bende gülerim!..

.............

Kaybettik hislerimizi..

Yitirildik..

Unuttuk insanı insan yapan

ruhumuzu

Sevmekten korkar olduk..

Kimler acıttı ki canımızı

bu kadar acımasız olduk..

Yalan olduk..

..........

Bir gün yapayalnız uyanmanın ne kadar

korkutucu olacağı hiç aklımıza gelmiyor nedense..

gece kabus gördüğünde 'geçti canım,ben yanındayım'

diyecek birine sahip olmak ne özel,

her daim seni seven,ilgi ve sevgisini gösteren,destek olan

biriyle olmak ne kıymetli farkında değiliz nedense..

Hiçbirşeyi iyiye kullanamadık..

herşeyi kötüye kullanmaya kalktık

Kendi doğamıza hasretiz aslında

ama yalan hayatın yorgunlarıyız..

Hayatımıza girdi bir kere sanal alem..

Yapay insanlar olduk

yalan olduk bir anda..

Şimdi Sen

Bi bağlantıyı paylaşıp

üstüne onu beğenip üstüne bi de “süpermiş yaa”

diye yorum yazan insan.

Bu kadarı yetmez. Seviş o bağlantıyla!..


















27 Ağustos 2011 Cumartesi

Hababam sınıfı ruhuyla başbaşa :) :(

Geçtiğimiz günlerde arkadaşlarla                                                                                                                                              
Adile Sultan Kasrı'na gittik..                                   

Sultan Abdülaziz in kardeşi

Adile Sultan için bir mimara 1853 te

yaptırılan yapı,sonradan

öğretmenevi ve kültür merkezi olarak

kullanıldıktan sonra restorasyona uğramış,

ve bir diğer önemi hepimizin hayatında

önemli yeri olan Türk sineması

filmlerinden Rıfat Ilgaz eseri

Hababam sınıfının                                                             

burda çekilmiş olması..

Hepimizin izlerken eğlendiği,kendini bulduğu,

defalarca izlemekten bıkmadığı filmdir eminim..

Hepimizin hayatından izler taşıyan,

yüreğimize sıcak duygular yükleyen bir film..

Yıllara gayet iyi direnç göstermiş yapı

bahçesiyle korusuyla çok güzeldi..                                          

hayta ismalin askere uğurlanışı gözümde                                                              

onun arkadan el sallayarak

yol aldığı basamaklardan inerken..                                        

arkamda koca Hababam..

İnek şaban,Damat Ferit,Güdük Necmi,Kel Mahmut,

Badi Ekrem :)

veee tabi olmazsa olmaz

şen kahkası ve şirinliği anaçlığıyla

yufka yürek Hafize

Ana..                                                         

.......

Bana bir tane film söyleyin ;                                           

aradan 30 yıl geçmesine

rağmen güncelliğini yitirmemiş,

hala severek izleyebilceğiniz,

sıcacık..

onlarca kez seyretmenize rağmen aynı tadı veren?!..

......

hepimizin bir parçası olmuştur..

öğrenciliğimizin en eğlenceli yıllarını

Hababama benzettik

Kah İnek Şaban olduk,

Kah Damat Ferit..

Birçok şey öğrendik..

Samimiyeti,dostluğu,

onurlu olmayı öğrendik herşeyden önce..

Eğitimin öğretimden daha önemli olduğunu

gördük ve sınıf başkanlarımızı

bilek güreşiyle seçer olduk :)

Binayı gezip resmini çekerken
                                               
merdivenlerde                                                                      

bahçede                   

tüm Hababamın ruhunu hissediyorsunuz

hala yiten zamana karşı direniyor bence..

öğrencilik yıllarına ve filme

dair                                                 

yolculuk yaparken resimlerimizi

çektik..

Ruhlarını Andık..

Yaşayanların Kulaklarını Çınlantık..

Ne Özel Ne güzel İnsanlardı !!!....

Tarık Akan,Sevgili Kemal Sunal,Münir Özkul..

Adile Naşit..                                                                            

Kulağımda meşhur Hababam film

müziği..                                   

....

Anılarla ayrıldık..      






                






                                                                                                      


                                                                                                        








25 Ağustos 2011 Perşembe

İçimdeki çocuk ve hayat..

Her yeni gün hayatta

büyütüyor içimdeki çocuğu..

gözlerinde hüzünlü de olsa

gülümseme..

elinde elma şekeri..

dilinde uzayıp giden tekerlemeler..


''kutu kutu pense,elmamı yese,

arkadaşım umut,arkasını dönse''

Arkadaşım umut hiçbir zaman dönmeyecek yüzünü..

kimsesizliğin hüznü yağacak alnına ak ak..

yüreğinden akan gözyaşı

yağmur oluklarından kayıp giden sular gibi..

dökülecek sonsuza..


Yalnızlıklar büyüteceksin..

sızılar kaplayacak zamanla her yanını

sorular,sorgular durmayacak

''Ortada acı ver, yandan geç''

Hiç yandan geçmeyecek bu yürek,

öğreneceğim.


Çocuk kalmak istiyorum

ama dilimden silinmiyor

acı dolu cümleler..

Susuyorum..

Kalemimde sükunet..

'Hu hu komşu aşk geldi mi?

'geldi'

'Ne getirdi?''

'dinmeyen acılar,sükunet,yalnızlık ve başağrıları.''

Ah komşu bilirim aşk bize hiçbir zaman,

mutluluk getirmeyecek

Ne yağmurlar yağacak üzerimize

Ne arap kızı camdan bakacak

Biz büyüdükçe kirlenecek herşey

hayaller ölecek

çimen lekesi dursa da hala dizlerimde

parklardaki oyunlardan kalma

Yıkılacak bildiğin tüm doğrular..



Yoruldum ve ürküyorum yollarda

bir ürperti soyunuyor gözbebeklerimde

Ve tedirgin ediyor hayat beni

Her an topumu alıp oyunun bitmesine

sebep olacak uyuz çocuklar gibi..