mevlana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mevlana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Aralık 2015 Salı

theraphy

Hayırlı kandiller..Sevgiyle.

Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum.
Işığı gördüm, korktum.
Ağladım.

Zamanla ışıkta yaşamayı ögrendim.
Karanlığı gördüm, korktum.
Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladim sevdiklerimi. ..
Ağladım.

Yaşamayı ögrendim.
Dogumun, hayatın bitmeye başladığı an oldugunu;
aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar oldugunu
ögrendim.

Zamanı ögrendim.
Yarıştım onunla…
Zamanla yarışılmayacagını,
zamanla barışılacağını, zamanla ögrendim…

Insanı ögrendim.
Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler oldugunu…
Sonra da her insanın içinde
iyilik ve kötülük bulundugunu ögrendim.

Sevmeyi ögrendim.
Sonra güvenmeyi…
Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı oldugunu,
sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kuruldugunu
ögrendim.

İnsan tenini ögrendim.
Sonra tenin altında bir ruh bulundugunu. ..
Sonra da ruhun aslında tenin üstünde oldugunu ögrendim.

Evreni ögrendim.
Sonra evreni aydınlatmanın yollarını ögrendim.
Sonunda evreni aydinlatabilmek için önce çevreni
aydınlatabilmek gerektigin ögrendim.

Ekmeği ögrendim.
Sonra barış için ekmegin bolca üretilmesi gerektigini.
Sonra da ekmeği hakça üleşmenin,
bolca üretmek kadar önemli oldugunu ögrendim.

Okumayı ögrendim.
Kendime yazıyı ögrettim sonra…
Ve bir süre sonra yazı, kendimi ögretti bana…

Gitmeyi ögrendim.
Sonra dayanamayıp dönmeyi…
Daha da sonra kendime ragmen gitmeyi…

Dünyaya tek başına meydan okumayı ögrendim genç yaşta…
Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektigi fikrine vardım.
Sonra da asıl yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektigine aydım.

Düşünmeyi ögrendim.
Sonra kalıplar içinde düşünmeyi ögrendim.
Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yikarak düşünmek
oldugunu ögrendim.

Namusun önemini ögrendim evde…
Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk oldugunu;
gerçek namusun, günah elinin altindayken, günaha el
sürmemek oldugunu ögrendim.

Gerçegi ögrendim bir gün…
Ve gerçegin acı oldugunu…
Sonra kararında acının, yemege oldugu kadar hayata da
lezzet kattığını ögrendim.

Her canlının ölümü tadacağını, ama sadece bazılarının
hayatı tadacağını öğrendim.

Ben dostlarımı ne kalbimle ne de aklımla severim.
Olur ya …
Kalp durur …
Akıl unutur …
Ben dostlarımı ruhumla severim.
O ne durur, ne de unutur …


Hz. Mevlana

22 Ağustos 2015 Cumartesi

theraphy by my dad!..

Kalp sırrı'na erenler neler yapar, bilir misin?
Kızmazlar,
Küsmezler,
Kırmazlar,
Kırılmazlar,
Her şeyde '1' güzellik bulurlar,
Hiç '1' şeyi insanoğlundan bilmezler;
Rab'binden bilirler.
Herşeyi 'O'ndan umup beklerler.
Ve, Sus'arlar,
'Sus'arak konuşurlar..


Hz. Mevlana

22 Şubat 2014 Cumartesi

'İnsan olmak'

Ne farkeder ki; kör insan için

elmas ta bir, cam da..

Sana bakan KÖR ise

sakın kendini camdan sanma..

...

Mevlana'nın çok sevdiğim ne kadar derin  

ve güzel bir sözüdür.

İnsanın kendi değerinin farkında olmasının

ne kadar önemli olduğunu keskin bir dille

vurgulamıştır.

Farkındalık önemli hayatta!..

Önce insanın kendi gerçeklerinin farkında

olması, sonra yasadığı cevrenin, 

ait olduğu ailesinin,

ve yasadığı ülkenin gerçeklerinin

farkında olması gerekir.

Nedir yaşamak?!

Önce bunu sorgulamalıdır!

Yaşamak ; yemek , içmek, uyumak,

nefes alıp vermek yada cinsellikten mi

ibarettir sadece?!

Bizi diğer canlılardan ayıran nedir 

ozaman?!

'İnsan olmak!'.

Ne yazık ki insan doğmuş olmak

ile insan olunmuyor ve bana göre

insan doğmuş olan her varlık ne yazık ki

insan değil..

İnsan olmaktan çok uzak insanımsılarla

dolu çevremiz..:/

Yazık ki böyle..:(

Allah'ın verdiği zekayı, aklı, iradeyi doğru

kullanmakla, merhametle, şefkatle ve en

önemlisi vicdanla 'insan' olunur!..

Empati duygusu ne kadar gelişmiş ise

o kadar insan olmaya yakındır.

Günümüz koşullarında evet belki zordur

insan olabilmek ve insan kalabilmek.

Dürüstlüğün prim yapmadığı, menfaat,

gösteriş ve pazarlık dolu çıkar ilişkilerinin

kokuşmuş bir çarkın içinde insan gibi

insan olmakta, öyle kalabilmekte zor iştir.

İnsansa yaradılışı itibariyle zayıf bir varlıktır,

kolayı seçer ve her geçen gün insanlığın

dan bir parça kaybeder

İnsan bedeninin olduğu kadar insan 

ruhunun da beslenmeye ihtiyacı vardır. 

İnsan ruhunu hırsla, öfkeyle, nefretle, acı 

ile beslerse geriye kalan sadece et, kan, 

sinir ve insansı bir fizyolojik yapı olur ama 

buna insan demek mümkün değildir.

Acıma duygusunu kaybetmiş,

 vicdandan yoksun, bencil, çıkar odaklı, 

ikiyüzlü, nefretle dolu, öfkeli, riyakar bir 

varlığa insan demek mümkün müdür?!

İnsan; ruhunu ne kadar sevgi ile beslerse, 


af etmeyi, unutmayı, kaybetmek yerine 

kazanmayı öğrenirse, işte o oranda insan 

olur ve insan olma onurunu da hak 

ederek taşır.


İnsan olmak bir onurdur!..

İnsan bedeni ve onuru her şeyden değerlidir. 


İşte bunun farkında olan insan hem kendi onuruna ve bedenine sahip çıkacak, hem de diğer insanların onurlarını ve bedenlerini kirletmeyecektir!..


Nokta!..







30 Kasım 2012 Cuma

26 Kasım 2012 Pazartesi