Babalar hep kız çocukları için idol olmuştur
kız çocuklarının ilk aşkıdır babaları..
o evlenilcek prens....koruyucu limandır.
ilk onda anlarız erkeğin ne olduğunu ve
gördüğümüz modeli doğru sayarız.
yıllar sonra hayatımdaki bunca depremden sonra
aşk a hayata dair yaşama paylaşmaya dair tüm
kazanımlardan sonra
farkettim ki,
tüm bu yanılışlar
Babam yüzünden..
Ben de babasına aşık bir kız çocuğu olarak büyüdüm..
Onun yaptığı herşey kutsaldı..
O dünyanın en hoş adamıydı..hala da öyledir...
Onun yerini dolduracak ne bir koca ne bir sevgili gelebilir
ama biz bir ömür boyu arar dururuz..
Bir erkeğin hoş giyinmesi önemlidir benim için,çünkü babam öyle bir adamdır..
Bütün çocukluğum boyunca o modeli gödüm..
Bu yüzden takım elbisenin erkeğe çok yakıştığını düşünürüm..
Erkeğin yapılı,ses tonu tok,olgun olanını severim..neden diye baktığımda
daha pek çok özelliğin babamın niteliği olduğunu anladım..
Babam çok otoriter gözükmesine rağmen,müşfik.cömert ve sosyal bir adamdır
Vicdan sahibidir.Merhametlidir.
Saygılıdır ve güçlüdür..ipten adam alır denilen erkeklerdendir.
İnsan yıllardır içine neyi aradığını soruyor,
Oysa cevap bir çocukluk fotoğrafında..
Oyüzden benim için erkek kavramı bunun üzerine kurulu sanırım..
Bu yüzden midir acaba hayal kırıklığı yaşamamız,yada üzülmemiz?!
Bunun üzerine kurmamak gerekir..
Bizim neslin baba kavramı benzerdir,
Çünkü çoğumuzun babası dürüst,ev erkeği ve iyi babalardı..
O dönemin erkekleri olması gerektiği gibilerdi
Zaman geçtikçe,çağ sürükledikçe değişen
ve bana göre bozulmuş olan yeni neslin,baba olduklarında
bazı vasıflarının eksik kalacağını düşünmem bundandır.
Velhasıl,Babam gibi birine ratlamak
onun gibi birine aşık olma isteği bilinçaltıma yer etmiş olmalı ki,
hala o belirsiz adamı arıyorum..
Ucundan kıyısından benzeyen erkeklere aşık olmuşluğum da vardır.
ama etrafımda evli yada boşanmış arkadaşlarımın eşlerine baktığımda da
manzara hep aynı..
Sanırım Babalar ve kızları her devirde aynı hikayeleri yaşayacak gibi görünüyor
?!....
Elinde ne varsa hayata dair,ötesi hiçbir şey ya da vesair...Hani demiş ya şair: Mutluluğu sende bulan senindir; ötesi misafir...
24 Temmuz 2011 Pazar
19 Temmuz 2011 Salı
Son Savaşçı
:((Yüreğimdekileri anlatmak ne kadar zor
bir bilsen!..
Bir kadının ruhunu böylesine temiz ortaya
dökmesi kolay mı sanıyorsun?!
....
Arz ve Talep meselesi elbette..
Ben vazgeçtim!..
Al senin olsun tüm güzel sözcükler...herşey..
Ben gidiyorum!..
Hevesim kırıldı....Bilir misin bu duyguyu?!..
İçimin kıpır kıpır olduğu zamanları hatırla..
elinde,yüreğinde,aklında ne varsa paylaşmak istediğin anlar oldu mu,
vardır öyle anların di mi? anımsa o anları..
yoksa zaten ben çok yanlış bir yolda yürüdüm demektir!..
Sıradanlaştırıyorum bizi,beni,seni..
Herkes gibiyiz artık,herkes kadar olağan..
Böyle daha iyi olmalı!..
Bana değilse bile, sana iyi geliyordur sanırım.
Sana uzanan tüm yolların kapalı olduğunu
artık üzülerek net görüyorum.
Elimden başka birşey gelmiyor..
Duvarları aşamıyorum.
Zaten artık canım da istemiyor..
Yürek kıpırtısını söndüren cümlelerinden,
sevgimi körelten hiçe sayan bakışlarından,
egonun izin vermediği düşleri küçümseyişinden,
özverisiz ve donuk hallerinden sıkıldım,gidiyorum!..
Hep seni sevmeye niyetli yürekler bulacağını düşünüyorsan,haklısın!
Çok gönül bulursun senin durağına uğrayacak.
Ancak hiçbiri seni,kendini aşmaya zorlamayacak.
Son savaşçı bendim;
ben de gidiyorum!
13 Temmuz 2011 Çarşamba
Gel/git/me/ler...
durup durup seni özlemekten
usandım..
umutsuz bahçeyi beklemekten..
bu yürekten..kendimden..
........
seni anlatmaktan yorgunum..
kimseye değil,kendime..
seni sevmekten..özlemekten yoruldum..
......
sessizliğin içinde kendimi dinliyorum
örmüşüm kabuğumu,çekmişim zırhımı
koruyorum kendimi..
huzurum var..
yalnızlığımı bilemişim sessizliğime
ağızlara sakız olmamak için
kapatmışım kalbimi çevremdekilere,
dokunma bana;
sevmeyeceksen derinden..
...
Her taraf aşk dolu sana,
ellerinde bir var,bir yoklar..
dünya güzeli kadınlar bulabilirsin,
senin gönül durağından geçecek..
aşk aşk olmayacaksa eğer,
bırak beni gideyim kendi yoluma
kadınım sonuçta;
elbette düşer benim de zırhım,
iner yelkenlerim bir gün
konu sevda olunca..
.......
Hiç gücüm yok, görmüyor musun?
Anlamıyor musun bir darbeyi daha kaldıramayacağımı?
Ya Sev beni derinden..
Ya da Var git yoluna..
....
Duruşumu,gücümü,
nasıl tırnaklarımı geçirerek hayata tutunduğumu
fark etmiyor musun?
Bunca kötülüğün,pisliğin içinde
mücadele ediyorum..
Dalımı koparırsan nasıl kuruyacağımı anlamıyor musun?
....
Bütün güçlü duruşumu,aklımı,mantığımı,irademi
kaybediyorum yanında..
konu 'Sen' olunca,aşkım olunca
yitiyor herşey..
Hiç bana yakışmazken bırakıveriyorum kendimi,
beni alıp götüren gözlerine..
Benimle Oynama!..
Öyle bir düştüm ki ağına
çıkarmak mümkün değil içimdeki beni..
İstediğim sadece aşkın..
......
Öylesine açken gönlüm aşka,
öylesine özlerken seni,
dar vakitlere,odalara
sığmayacak kadar büyükse aşkım,
aşk aşk değilse eğer;
ne kalıyor ki geriye?
.......
Gel/git/me/lerden yoruldum
Geliyorsun..
kokunu içime çekiyorum doyasıya
sımsıkı sarılıyorum saatlerce
nasıl özlüyorum seni..
Ve sabah oluyor,güneş doğuyor
sen gidiyorsun..
herşey yeniden başlıyor..
saatlerle kavgam..günleri saymam..
hiçbir yolu yok yokluğunun?
ve ben ne zaman seni düşünsem artık
aklıma yoksunluk geliyor
Sen hiçbir zaman bu duyguyu anlayamayacaksın belki,
hiç bilmeyeceksin neden böyle hissettiğimi
ama ben hep kendimi sana saklayarak
bir umutla bekleyerek geçirmiş olacağım..
..........
Sen!
yüreğimin en temiz yeri,
gözlerinde can bulduğum!..
Mavi yalnızlığım benim..
içindeki alışılmış bir hevesse,
bir sevişme,bir dokunuş,
hepsi bir kuru öpücük içinse;
Var git yoluna!
Ne adamım olmaya soyun artık,
Ne beni sok koynuna..
Ben derin aşkımdan ve umutsuzluktan usandım!..
usandım..
umutsuz bahçeyi beklemekten..
bu yürekten..kendimden..
........
seni anlatmaktan yorgunum..
kimseye değil,kendime..
seni sevmekten..özlemekten yoruldum..
......
sessizliğin içinde kendimi dinliyorum
örmüşüm kabuğumu,çekmişim zırhımı
koruyorum kendimi..
huzurum var..
yalnızlığımı bilemişim sessizliğime
ağızlara sakız olmamak için
kapatmışım kalbimi çevremdekilere,
dokunma bana;
sevmeyeceksen derinden..
...
Her taraf aşk dolu sana,
ellerinde bir var,bir yoklar..
dünya güzeli kadınlar bulabilirsin,
senin gönül durağından geçecek..
aşk aşk olmayacaksa eğer,
bırak beni gideyim kendi yoluma
kadınım sonuçta;
elbette düşer benim de zırhım,
iner yelkenlerim bir gün
konu sevda olunca..
.......
Hiç gücüm yok, görmüyor musun?
Anlamıyor musun bir darbeyi daha kaldıramayacağımı?
Ya Sev beni derinden..
Ya da Var git yoluna..
....
Duruşumu,gücümü,
nasıl tırnaklarımı geçirerek hayata tutunduğumu
fark etmiyor musun?
Bunca kötülüğün,pisliğin içinde
mücadele ediyorum..
Dalımı koparırsan nasıl kuruyacağımı anlamıyor musun?
....
Bütün güçlü duruşumu,aklımı,mantığımı,irademi
kaybediyorum yanında..
konu 'Sen' olunca,aşkım olunca
yitiyor herşey..
Hiç bana yakışmazken bırakıveriyorum kendimi,
beni alıp götüren gözlerine..
Benimle Oynama!..
Öyle bir düştüm ki ağına
çıkarmak mümkün değil içimdeki beni..
İstediğim sadece aşkın..
......
Öylesine açken gönlüm aşka,
öylesine özlerken seni,
dar vakitlere,odalara
sığmayacak kadar büyükse aşkım,
aşk aşk değilse eğer;
ne kalıyor ki geriye?
.......
Gel/git/me/lerden yoruldum
Geliyorsun..
kokunu içime çekiyorum doyasıya
sımsıkı sarılıyorum saatlerce
nasıl özlüyorum seni..
Ve sabah oluyor,güneş doğuyor
sen gidiyorsun..
herşey yeniden başlıyor..
saatlerle kavgam..günleri saymam..
hiçbir yolu yok yokluğunun?
ve ben ne zaman seni düşünsem artık
aklıma yoksunluk geliyor
Sen hiçbir zaman bu duyguyu anlayamayacaksın belki,
hiç bilmeyeceksin neden böyle hissettiğimi
ama ben hep kendimi sana saklayarak
bir umutla bekleyerek geçirmiş olacağım..
..........
Sen!
yüreğimin en temiz yeri,
gözlerinde can bulduğum!..
Mavi yalnızlığım benim..
içindeki alışılmış bir hevesse,
bir sevişme,bir dokunuş,
hepsi bir kuru öpücük içinse;
Var git yoluna!
Ne adamım olmaya soyun artık,
Ne beni sok koynuna..
Ben derin aşkımdan ve umutsuzluktan usandım!..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


