24 Temmuz 2011 Pazar

Babalar ve Kızları..

Babalar hep kız çocukları için idol olmuştur                                

kız çocuklarının  ilk aşkıdır  babaları..

o evlenilcek prens....koruyucu limandır.

ilk onda anlarız erkeğin ne olduğunu ve

gördüğümüz modeli doğru sayarız.


yıllar sonra hayatımdaki bunca depremden sonra

aşk a hayata dair yaşama paylaşmaya dair tüm

kazanımlardan sonra

farkettim ki,

tüm bu yanılışlar

Babam yüzünden..

Ben de babasına aşık bir kız çocuğu olarak büyüdüm..


Onun yaptığı herşey kutsaldı..

O dünyanın en hoş adamıydı..hala da öyledir...

Onun yerini dolduracak ne bir koca ne bir sevgili gelebilir

ama biz bir ömür boyu arar dururuz..


Bir erkeğin hoş giyinmesi önemlidir benim için,çünkü babam öyle bir adamdır..

Bütün çocukluğum boyunca o modeli gödüm..

Bu yüzden takım elbisenin erkeğe çok yakıştığını düşünürüm..

Erkeğin yapılı,ses tonu tok,olgun olanını severim..neden diye baktığımda

daha pek çok özelliğin babamın niteliği  olduğunu anladım..

Babam çok otoriter gözükmesine rağmen,müşfik.cömert ve sosyal bir adamdır

Vicdan sahibidir.Merhametlidir.

Saygılıdır ve güçlüdür..ipten adam alır denilen erkeklerdendir.

İnsan yıllardır içine neyi aradığını soruyor,

Oysa cevap bir çocukluk fotoğrafında..

Oyüzden benim için erkek kavramı bunun üzerine kurulu sanırım..

Bu yüzden midir acaba hayal kırıklığı yaşamamız,yada üzülmemiz?!

Bunun üzerine kurmamak gerekir..

Bizim neslin baba kavramı benzerdir,

Çünkü çoğumuzun babası dürüst,ev erkeği ve iyi babalardı..

O dönemin erkekleri olması gerektiği gibilerdi

Zaman geçtikçe,çağ sürükledikçe değişen

ve bana göre bozulmuş olan yeni neslin,baba olduklarında

bazı vasıflarının eksik kalacağını düşünmem bundandır.

Velhasıl,Babam gibi birine ratlamak

onun gibi birine aşık olma isteği bilinçaltıma yer etmiş olmalı ki,

hala o belirsiz adamı arıyorum..

Ucundan kıyısından benzeyen erkeklere aşık olmuşluğum da vardır.

ama etrafımda evli yada boşanmış arkadaşlarımın eşlerine baktığımda da

manzara hep aynı..

Sanırım Babalar ve kızları her devirde aynı hikayeleri yaşayacak gibi görünüyor

?!....

19 Temmuz 2011 Salı

Son Savaşçı

:((

Yüreğimdekileri anlatmak ne kadar zor                                                     

bir bilsen!..                                              

Bir kadının ruhunu böylesine temiz ortaya

dökmesi kolay mı sanıyorsun?!

....

Arz ve Talep meselesi elbette..

Ben vazgeçtim!..

Al senin olsun tüm güzel sözcükler...herşey..

Ben gidiyorum!..

Hevesim kırıldı....Bilir misin bu duyguyu?!..

İçimin kıpır kıpır olduğu zamanları hatırla..

elinde,yüreğinde,aklında ne varsa paylaşmak istediğin anlar oldu mu,

vardır öyle anların di mi? anımsa o anları..

yoksa zaten ben çok yanlış bir yolda yürüdüm demektir!..


Sıradanlaştırıyorum bizi,beni,seni..

Herkes gibiyiz artık,herkes kadar olağan..

Böyle daha iyi olmalı!..

Bana değilse bile, sana iyi geliyordur sanırım.


Sana uzanan tüm yolların kapalı olduğunu

artık üzülerek net görüyorum.

Elimden başka birşey gelmiyor..

Duvarları aşamıyorum.

Zaten artık canım da istemiyor..


Yürek kıpırtısını söndüren cümlelerinden,

sevgimi körelten hiçe sayan bakışlarından,

egonun izin vermediği düşleri küçümseyişinden,

özverisiz ve donuk hallerinden sıkıldım,gidiyorum!..



Hep seni sevmeye niyetli yürekler bulacağını düşünüyorsan,haklısın!

Çok gönül bulursun senin durağına uğrayacak.

Ancak hiçbiri seni,kendini aşmaya zorlamayacak.

Son savaşçı bendim;

ben de gidiyorum!



13 Temmuz 2011 Çarşamba

Gel/git/me/ler...

durup durup seni özlemekten

usandım..                                                                                                 

umutsuz bahçeyi beklemekten..

bu yürekten..kendimden..

........

seni anlatmaktan yorgunum..

kimseye değil,kendime..

seni sevmekten..özlemekten yoruldum..

......

sessizliğin içinde kendimi dinliyorum

örmüşüm kabuğumu,çekmişim zırhımı

koruyorum kendimi..

huzurum var..

yalnızlığımı bilemişim sessizliğime

ağızlara sakız olmamak için

kapatmışım kalbimi çevremdekilere,

dokunma bana;

sevmeyeceksen derinden..

...

Her taraf aşk dolu sana,

ellerinde bir var,bir yoklar..

dünya güzeli kadınlar bulabilirsin,

senin gönül durağından geçecek..

aşk aşk olmayacaksa eğer,

bırak beni gideyim kendi yoluma

kadınım sonuçta;

elbette düşer benim de zırhım,

iner yelkenlerim bir gün

konu sevda olunca..

.......

Hiç gücüm yok, görmüyor musun?

Anlamıyor musun bir darbeyi daha kaldıramayacağımı?

Ya Sev beni derinden..

Ya da Var git yoluna..

....

Duruşumu,gücümü,

nasıl tırnaklarımı geçirerek hayata tutunduğumu

fark etmiyor musun?

Bunca kötülüğün,pisliğin içinde

mücadele ediyorum..

Dalımı koparırsan nasıl kuruyacağımı anlamıyor musun?

....

Bütün güçlü duruşumu,aklımı,mantığımı,irademi

kaybediyorum yanında..

konu 'Sen' olunca,aşkım olunca

yitiyor  herşey..

Hiç bana yakışmazken bırakıveriyorum kendimi,

beni alıp götüren gözlerine..

Benimle Oynama!..

Öyle bir düştüm ki ağına

çıkarmak mümkün değil içimdeki beni..

İstediğim sadece aşkın..

......

Öylesine açken gönlüm aşka,

öylesine özlerken seni,

dar vakitlere,odalara

sığmayacak kadar büyükse aşkım,

aşk aşk değilse eğer;

ne kalıyor ki geriye?

.......

Gel/git/me/lerden yoruldum

Geliyorsun..

kokunu içime çekiyorum doyasıya

sımsıkı sarılıyorum saatlerce

nasıl özlüyorum seni..

Ve sabah oluyor,güneş doğuyor

sen gidiyorsun..

herşey yeniden başlıyor..

saatlerle kavgam..günleri saymam..

hiçbir yolu yok yokluğunun?

ve ben ne zaman seni düşünsem artık

aklıma yoksunluk geliyor

Sen hiçbir zaman bu duyguyu anlayamayacaksın belki,

hiç bilmeyeceksin neden böyle hissettiğimi

ama ben hep kendimi sana saklayarak

bir umutla bekleyerek geçirmiş olacağım..

..........

Sen!

yüreğimin en temiz yeri,

gözlerinde can bulduğum!..

Mavi yalnızlığım benim..


içindeki alışılmış bir hevesse,

bir sevişme,bir dokunuş,

hepsi bir kuru öpücük içinse;

Var git yoluna!

Ne adamım olmaya soyun artık,

Ne beni sok koynuna..

Ben derin aşkımdan ve umutsuzluktan usandım!..