31 Temmuz 2013 Çarşamba

Günün sözü..

Yanında kendinizi huzurlu hissettiğiniz insanlar servettir!..


28 Temmuz 2013 Pazar

26 Temmuz 2013 Cuma

lunch break :)

Mutlu olmak için: 

Mutluları bul, mutluluğu seç,

sosyal ol, bugünü yaşa, sevdiğin işi yap, organize ol, 

kendin ol, mutluluk topla!..:)

Net!..







24 Temmuz 2013 Çarşamba

karalamaca..

Yıllar sonra anladım ki;

Öyle bağırıp çağırmaya gerek yok..

Sesini duymak isteyene bir fısıltın yeter!..


18 Temmuz 2013 Perşembe

Sessiz kalma!..

 Tecavüzün meşrulaştırıldığı, tecavüzcünün ödüllendirildiği, mağdurun [namus cinayeti dahil] cezalandırıldığı bir coğrafyada kadın olmak…

'Bağırmadı. Karşı koymadı. Travma yaşamadı." Böyle korkunç bahaneleri hafifletici sebep olarak kullanan'rızası var'sayan bir sistemin içinde çocuk olmak…

 "Evlilik ve gönül ilişkisi yaşı on dörde insin, eski yasaya dönülsün, tecavüzcü mağdurla evlensin, ceza azalsın," denen ülkede çocuk olmak…

 Nasıl çocuk kalınır bu çürümüşlüğün içinde? Çekin ellerinizi çocukların üstünden.

Son 15 yılda; 241 polis, 91 asker, 17 özel timci, 15 korucu, 45 gardiyan tecavüzden yargılandı. Hiçbiri ceza almadı! 

Kadın cinayetleri 4 kat arttı

Üstelik kendini muhafazakar adleden dini degerleri her fırsatta vurgulayan bir hükümet döneminde bunların olması ve cezasız kalması manidar!..

#TecavuzlereVeŞiddeteSessizKalma




14 Temmuz 2013 Pazar

bayan sürücü :)

Artık her yola çıkışım ayrı bir hikaye konusu

sanırım sadece trafikteki anılarımı yazsam 

ayrı bir blog olur :p

çok sevmeme rağmen biraz geç tanıştım araba kullanmayla..

geçmiş araba,trafik fobim bunda feci etkili olsa da

aştım sayılır artık..

hatta haz alıyorum, çok zevkli geliyor araba kullanmak..

ucsuz bucaksız yollarda gitmeyi

ve verdiği özgürlük hissini seviyorum!..

Fakat şu evrak işi,prosedürler,

sigortasıydı,harcıydı,muayene evraklar zart zurt

gerçekten baş belası

takip etmek ayrı bir dert, uğraşmak apayrı

bir bayan için tam bir kabus..

Fakat gülü seven dikenine katlanır misali

napaalımm mecbuuurr :) 

diyip öğrenmek durumundayız

Ehliyet kursu tamam ok gitmek gerek

ama o kadar etkili değil bence

önemli olan pratiğinin olması

derslere girdik, motor,trafik vs

gözetmen hocayla kullandık ta

çok ta zevkli geçen bir süreçti

ama esas mesele araba kullanma pratiği..

bu da zamanla olan, gelişen bir durum..

O yüzden iş ehliyetle bitmiyor, biline :)

yoksa lastik şişirmeden, yağ değiştirmeden tutun da

araba nerde yıkatılıra, soğukta içine ne koymalıya kadar öğrendim

işin her zaman önce detaylarına teorisine hakim olmayı

birşey hakkında önce bilgi sahibi olmayı sevdiğimden 

hiç offlamadan pufflamadan çok ta istekli öğrendim

fakat yine de önemli olan teoriyi pratikle birleştirmek

yıllar sonra araba kullanma isteği bu mod ta olunca

bol bol trafiğe çıkma isteğiyle birlikte

ehliyetten sonra özel ders alıp ilerletelim dedik

Çok anlayışlı ve tecrübeli gözetmen hocamız sayesinde

gerçekten keyifli geçmişti direksiyon dersleri..

ama ne kadar çok pratik yaparsanız o kadar iyi araba 

kullanır duruma geliyorsunuz..

yıllar sonra cesaretimi toplayıp çıksam da

istanbul trafiği benim için bir korku sebebiydi

zamanla onu yenmeyi öğrendim

ilk başlarda hiç unutmuyorum

sanki herkes üstüme üstüme geliyor gibi gelirdi :)

parktan zaten hiç hazetmezdim ki zaten 

park etcek yer kalmamış durumda istanbulda..

Bu sefer de araba çoğunlukla garajda duruyor

ben gene taksi filan eski yöntemlerle her yere gidiyorum :)

komik ama park derdi oydu buydu derken istisna çıkarabiliyorsun istanbulda

haftasonları arada ağva,polenezköy,şile filan gideceksek

ya da izmire gidiceksem

- ilk uzun yol deneyiminde yarıya kadar kullanıp

gerisini sevgilim kullansa da-

ancak o zaman zevkli olabiliyor

yoksa trafikte çile

ki şişli nişantaşı trafiğinde çıldırmıştım bir gün..

Tabi trafik teki halim komedi filmi gibi..

başlarda yaptığım komikliklerin haddi hesabı yok:)

trafikte beni gören zaten korkup yol veriyordu :D

ters yöne girmeler, sol şeritte yavaş gitmeler,

döneceğim kavşağı kaçırmalar, yolda kaybolmalar da cabası :)

her seferinde sağolsun anlayışlı sevgilimin yol tarif etmesi

bezdirmiş olsam da gık demeden olmadı gelip alması sayesinde

öyle böyle öğrendim ve devam ediyorum:)

En sık yaptığım şey de park ettiğim yeri unutmak..

Her otoparka dönüşümde 'bugün de döndüm şükür 'modundayım :p

Her yola çıkışım ayrı bir macera yani :))

Fakat belli bir zaman geçtikten sonra öğrenmeye

başladığınızı farkediyorsunuz..

Mesela yolu okumak denen birşey varmış,

bunu farkettim

belli bir dönemden sonra farketmeye başlıyorsunuz

500 mt ilerden sola mı döneceksin, son dakikayı beklemeyeceksin,

çok daha evvel pozisyonunu almayı öğreniyorsun,

avm lerde arabayı park mı ettin,

kaçıncı kattasın, rengi ne,numarası ne dikkat etmeden

arabanın yanından ayrılmamayı öğreniyorsun :)

yoksa gerçekten sonra arabanı arayıp duruyorsun katlarda :))

Hatta geçen gün bir arkadaşımdan bir yöntem öğrendim, süper!..

park ettiği zaman arabayı avm de, fotoğrafını çekiyormuş,

böylelikle unutma riskini ortadan kaldırıyor :)

yolları da yavaş yavaş zamanla öğreniyorsun

kaybola kaybola yeni yollar öğreniyorsun:p

daha az kayboluyorsun zamanla :)

Park sorununa gelince

gidiyorsun benim gibi,

geniş açık park alanı olan avm ye

saatlerce araba park etmeyi bir güzel çalışıyorsun 

elbette hemen ilk başlarda süper olmuyorsun

ama zamanla başının çaresine bakacak hale geliyorsun :)

başkasından arabayı park etmesini istediğin dönem bitiyor

ve bir noktadan sonra arabaya hakim olduğun an geliyor :)

Araba kullanan bayanların küçümsenmesi konusuna gelince ;

malesef ki o olay her zaman söylediğim genetik ve kültürel kodlanma

yetişme farkına kadar dayanıyor

bizler malesef çok geç tanışıyoruz arabalarla

erkek çocuklara üç yaşından itibaren oyuncak arabalar verilirken

bize habire şarışın barbie bebekler veriliyor

sevgilim 13 yaşından itibaren babasından gizli arabayı 

nasıl kaçırıp sürdüklerini anlatır bazen

yılların pratiği ile kodlanan bir erkek ile

bir kadın tabi ki bir olmuyor o zaman

Tabi ki kadınlarda çok iyi araba kullanabilir ve kullanan da vardır illaki

gerçekten iyi olmak için sadece daha fazla pratik gerekiyor bence

hepsi bu!..

Kazasız belasız günler dilerim!..

sevgiler :))










6 Temmuz 2013 Cumartesi

more than honey..

Normalde 'baldan fazlası' olan orjinalini

baldan acı' diye çevirmeleri cuk olmuş!..

Çok etkilendim,inanılmaz bir belgesel..

sanırım artık bir arı soksa, önünde saygı ile eğilirim :p

Böyle bir defasında da somon balıklarının doğada inanılmaz döngüsüne dair muhteşem bir belgesel film izlemiş ve hayran kalmış etkilenmiştim!..

Yazacaklarımı toparlamaya calışıyorum ama..

tek kelime ile :

Muazzam!..

zaman..

Basit bir adam/kadın 

zamanı nasıl öldüreceğini,

değerli bir insan da nasıl kazanacağını düşünür

Akıp giden zamana set kuramıyoruz..

'Dur' diyemiyoruz

Ve geçen her gün ömürden!..

Bu yüzdendir ki her geçen gün kendini aşıyorsan 

bir adım daha öteye gidiyorsan

Ne mutlu!..:)

Şükürler olsun ki zamanı iyi değerlendiriyorum!..:)

Çünkü zaman hayatın ta kendisi!..


4 Temmuz 2013 Perşembe

Office halleri #sweetoffice

Türkiye' de malesef hala event planning

dügün planlamasi ve organizasyonu kavrami henüz oturmadi

Bir '' dügün planlamaci ''kisi olarak kavram olarak henuz toplumun tüm kesimine yayilmasa da yine de güzel tepkiler aliyoruz

Insanlar artik daha bilincli ve en mutlu

günlerinin hazirlik asamasinda ve sonrasinda stresini cekmek, sorun yasamak istemiyorlar ve kendilerini emin ellere gercekten bu isi ciddi yapan sirketlere birakmak istiyorlar

gelin&damat dergileri, wedding magazine ve dugun.com gibi sitelerle bu kavrami
yayginlastiriyorum

Tipki yurtdisindaki gibi 'eventor' kavrami
Türkiye'de de yerlesmis bir dusunce olarak hakim olacak

sadece dugun,davet degil toplanti,seminer,gala, acilis organizasyonlarını da içerecek

Günün özeti : Türkiye'de dügün planlama
ve organizasyon kavrami hakkinda röportaj ve cekimler :))

Son derece keyifli bir çekim :)

Kısa bir coffee- break :)

devamı gelecek :)