2 Nisan 2012 Pazartesi

yoğunluk arası nacizane karalamalar..

Anladım ki insanı ayakta tutan bu hayatta sadece vasfı..

her ne olursa olsun herşey geçiyor gidiyor

ama vasfınız sayesinde ayakta kalıyorsunuz..

Oyüzden işinize uğraşınız her ne ise

dört elle sarılmak gerekiyor..

Hayatta üzülmen gerekiyor..

Hiç boşuna zorlama..

hayatta annen baban hariç

herkes üzülmeni istiyor

bu bir gerçek!.

Çünkü hedeflerinin olması

bunun doğrultusunda gerçek

üzülmesen zorlanmasan hiçbirşey değişmez

sevmek istemek

üzülmek le

şiddeti aynı oranda bir şey



neysee bunlar sıkıcı..

felaket yoğunum..

ve acıktım

yemeğe gideceğiz birazdan

geminin toplantı odasında

notlar düşüyorum..

ölmeden önce birşeyler yazmam istense

bunlar mı olurdu acep?

tutulmuş intihar notları gibi :)

ya da yazdıklarım yeni kültler oluşturur mu?

bence bende iş var neyse

siz devam edin :P


napiyim yazmak geldi içimden

hayata dair notlar düşüyorum kendimden..

Tüm olumsuzluklara zorluklara rağmen mutluyum

sevdiğim işi yapıyorum çünkü

ve herşeye karşı dik durmamı her şartta sağlayanda bu..

İş..vasfın..

ailen bile belli yere kadar..

arkadaş ve dostların konusunda acele etme

zor zamanlarını bekle

bu bir deney değil

önem sıralaması kişiye göre değişir

ama gerçek..

Aşk a gelince

Anladım ki!..

karşılıklı olamayan..

olması da gerekmiyor muş anlaşılan..

bir duygu..

Kesinlikle insanın önce kendi değerini bilmesi

kendi özelliklerinin farkında olması

asla gereğinden fazla karşı tarafı yüceltmemesi gerekiyor

senin sevdiğin diye birşey yok,

hayatta öğrendiğim bir şey varsa

seni sevenle birlikte olacaksın!..

Yaptığın hataları kötü görmeyip

öğrenilmesi gerekeni bulup çıkardığında

kendini keşfedeceksin

ve daha iyi hissedeceksin

benim hatalarımdan nacizane çıkarımlar bunlar

Aramayacak,müsait olmayacak,onun için koşturmayacaksın

Hayatının getirip ta orta yerine merkezine oturtmayacaksın

her arandığında koşmak zor ve güzel evet

ama değiyorsa buna, yapacaksın!..

Önemseyip napıyorsun kimlesin nerdesin demeyeceksin

bir öpünce beş öpüp, çağırınca hemen hazır olmayacaksın

ki kendini önemli vazgeçilmez hissetmesin

bırakıp gidebilme ihtimalini de hissettireceksin..

Tüm bunların bilincinde olman yararına ama

doyasıya sevmenin ve sevilmenin tadını çıkarıp

o ruhun özgür akıcılığını da yaşayacaksın..

Ki  Aşk, bağımlılık ya da tutku değildir;

Aşk, tadı çıkarılması gereken bir şanstır

O şansı doyasıya tadacaksın..


ve amatör bir kalemden üzeri iyi çiğnenmiş bir dipnot:

asla dönüp geriye bakmayacaksın!!!..

:))

kendi adıma

konfor çizgilerinin dışına çıkmış

hayatlarını zorlaştırmış herkese

benden sevgiler:)


Hadi bakalım it's time to meal :)




























Hiç yorum yok: