12 Haziran 2011 Pazar

Bir Kadın - Bir Erkek..

Gerçekten yürekten sever kadın..

ilişkisine,sevdiğine yürekten bağlıdır,

erkeklerden daha fazla bence..

Hiç kolay değildir öylece ardında duygularını,ilişkisini bırakıp gitmesi,

vazgeçmesi,bir anda bırakması herşeyi kolay değildir

Sonuna kadar savaşır kadın,

her türlü fedakarlığı yapar..

Birinin kadını olmayı yüreği, beyni ve ruhu okadar zor kabul etmiştir ki

başka bir adama ait olmayı istemez..

çok uzun emekler verir ilişkisini yürütmek için..

içi acısa da yüreği sızlasa da sevmekten vazgeçmez

çoğu zaman karşılık görmese de sevmeye devam eder..

Kadınlar inatçıdır..

hayata tutundukları gibi, aşklarına sevgilerine de sahip çıkarlar

ufak tefek şeylerde olsa konuşmak ister,

tartışmak ister,

konuşmak derdini anlatmak istemesi,

karşısındakini ikna edene kadar uğraşmak istemesi bundandır

Önce laf arasında çaktırmadan sızlanır,

biraz kadın,biraz çocuk şımarıklığıyla;

karşındaki erkeğin bu dokundurmalardan sezinleyeceğini tahmin eder

anlar ki,erkekler böyle satır arası cümleleri okumuyorlar

Genelin içinde kaynayıp gitmiş tüm sözcüklerin..

Bir başka yol arar..

Onun keyfinin olduğu,kendini iyi hissettiği,

konuşulmaya en uygun olduğu bir zamanda

yavaşça konuyu açar..

Konuşmanın başında ''seninle konuşmamız gerek'' gibi

kelamlarda bulunmaz,

Çünkü bilir ki,

 erkekler böyle başlayan diyalogları anında keserler

Genellikle şu cevabı alır:

-''Abuk subuk konuşma''

-''Saçmalama cnm'' v.s..

Gereksiz,saçma gelmiştir adama anlatılanlar..

hiç üstünde durmak istemez..

Ertelemek ister,geçiştirir,türlü bahaneler uydurur

üstelik bizim başımızın ağrımasından daha sık kullanırlar bütün hepsini

Ertelenir o konuşmalar,maç bitimine,yemek sonrasına, ve daha birçok

lüzumsuz şeyin ardına ötelenir

onlardan herşey iste ama konuşmamız gerek deme!

Yine bir sıkıntı geçiştirilir tatmin edilemeden..

ama adam bilmez ki gün gelip

 bunların kendisine bir ok gibi döneceğini..

Çünkü kadın şikayet ediyorsa

erkeklerin deyimi ile vıdı vıdı ediyorsa

umut demektir, 

erkek bilmelidir ki;

kadın ilişkisini yürütmek,sorunları çözmek,

birlikte mutlu olmak,yaşamak istiyordur

hala ümidi vardır o ilişkiden..

Erkeklerin belki de anlayamadığı en önemli detaydır

Kadın karşısındakine sevme güvenini okadar hissettirmiştir ki

erkek kendinden emindir

Ne yaparsa yapsın kadının her daim onu seveceğini asla vazgeçemeceğini sanır

O yüzdendir en fazla hayalkırıklığını,yıkımı

ilişkilerde ayrılık sonrası erkeklerin fazla yaşaması..

Erkeklerin hiç anlayamadığı işte durum bu kadar basit

ama yanıldıkları nokta da budur

Bir kadının kendisine yapılan herşeyi biriktirdiği ve unutmadığıdır..

Bir kadın erkekte o ışığı görmezse artık

yorulur..

o gün gelene kadar konuşan,kavga eden,tartışan kadın

sessizleşir..

ufak tefek şeylere sinirlenmeyi bırakır..

Bir anda olmaz bu,

tüm duygularını yanına alıp

çekip gitmek isteği

vazgeçme noktasına gelmesi uzun bir süreç alır..

amaçsızca sokaklarda dolaşır,ikilemde kalmıştır bir süre

Ne zaman ki o ilişkiden ümidi kesilmişse

O zaman sevgisi de yüreği de yara almıştır demektir

Sessizce usulca olur  o yüzden gidişi..

kimse duymadan..kapıları vurup kırmadan olur ayrılışı..

bedeni orda duruyordur  ama kafasında biletler alınmıştır,

yüreğindeki bavulları toplamıştır,o ilişkiden çıkıp gitmiştir

Her aradığında telefonu açılan,

her akşam eve geldiğinde kapının açıldığını gören adam

anlamaz bu gidişi..

Ne aradığında koşan,ne mutfağında yemek pişiren,

ne yan koltukta televizyon izleyen,

ne ruhunu gece kenara koyarak sevişmeye çalışan kadın,

artık o kadındır..

artık karar verdiğinde dönüşe dair herşey lügatinden çıkmıştır

Final günü geldiğinde anlar erkek,

bir kadının aslında kavgalarından,çığlıklarından değil

sessizliğinden korkmak gerektiğini..

Ve final günü geldiğinde fonda Sezen' den şu cümleler dökülmektedir:

''Ben senin hayatından gittim oğlum,hadi yerime koy birini koyabilirsen ''...




Hiç yorum yok: